HAMİLELİK ve DÜŞÜKLER

 

Hamilelikte Düşükler Gebelikte kadınların en korktuğu konular içinde düşükler yer almaktadır. Özellikle ilk 3 ayda düşük riskleri daha fazladır. Fakat gebelikte görülen her kanama aslında düşüğe sebebiyet vermez. Hamilelik kanamaların %90 ‘nı kendiliğinden olur, geçer ve bebekte her hangi bir sorun oluşturmaz. Kanamaların %10’u ancak düşüğe dönüşmektedir.

Erken düşükler gebeliğin ilk 12. haftasında ortaya çıkan düşüklerdir. Geç düşükler ise 12 ila 20. gebelik haftası arasında yaşanan düşüklerdir.

Spontan düşükler hiçbir şekilde müdahale olmadan gebeliğin kendiliğinden düşmesi anlamında kullanılmaktadır.

Düşük tehlikesi ya da düşük tehtidi “abortus immines” olarak bilinir. Bu tür durumda da gebeliğin belli bir dönemde kanama olmasına rağmen, düşük tehlikesi olmasına rağmen düşük başlamaz ve gebelik normal bir şekilde devam eder, ancak beraberinde dayanılmaz kramp tarzında ağrılar olduktan sonra kaçınılmaz düşüğe dönüşebilir.

Kaçınılmaz düşük “abortus insipiens” olarak bilinir. Kanamayla birlikte ağrının olması, rahimde kasılmaların olması sonucunda düşükler gerçekleşmektedir. Bu durum “durdurulamayan düşük” olarak da bilinir. Abortus insipiens durumlarında kürtaj yapılması zorunludur.

KOMPLET DÜŞÜK (Tam düşük)
Düşüğün tam olarak gerçekleşmesi, bebeğin rahim içinden kendi ekleriyle birlikte tam olarak atılması durumudur. Rahim içinde gebelik ve eklerine ait hiçbir kalıntı kalmamış, tüm gebelik materyali atılmıştır. Bu tür düşüklerde kişinin kürtaj olmasına gerek bulunmaz.

İNKOPLET ABORTUS (Tam olmayan düşük)
Düşüğün tam olarak gerçekleşememesi, gebeliğe ait materyallerin ancak bir kısmının atılması durumudur. Bu tür durumlarda rahim içinde parça (gebelik materyali) kaldığı için kürtaj yapılmasında fayda var.

BOŞ GEBELİK (Anembriyonik gebelik, blighted ovum)
Anembriyonik gebelik adı verilen ya da halk arasında “su gebeliği” veya “boş kese” olarak bilinen bu durumda gebelik kesesinin içinde bebek bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda da sağlıklı bir gebelik söz edilemez ve kesin tanı konulduktan sonra kürtaj ile gebelik kesesinin boşaltılması gerekir.

MİSSED ABORTUS (Geç tanı konulmuş düşük)
Missed abortus, rahim içinde bebeğin ölmesi ve uzun süre içerde kalmasını tanımlayan bir durumdur. Bu tür durumda bebek rahim içinde ölü olmasına rağmen düşük gerçekleşmemiştir. Zaman içinde, özellikle de 3 haftadan sonra anne kanında zehirlemeye bağlı ciddi sıkıntılar ortaya çıkabilir.

KİMYASAL GEBELİK (Biyokimyasal gebelik)
Erken dönemde oluşan gebelikleri tanımlamaktadır. Normalde yumurta hücresiyle sperm birleştikten sonra tüplerde hücreler üremeye başlar. Üreyen zigot (bebek) yavaş yavaş rahim içine yuvalanmaktadır. Daha sonra rahim içinde büyümeye başlar. Eğer kanda gebelik testi ile gebelik saptandıktan çok kısa bir süre sonra rahim içinde gebelik kesesi gözükmeden, hcg hormonu düşmeye başlarsa, bu tür durumlar kimyasal gebeliğin işaretidir. Hastanın kliniğine de bir iki günlük adet gecikmesi sonrası kanama ile kendisini göstermektedir. Yani kanda gebelik testi pozitifleşmiş, hemen akabinde düşerek gebelik kendiliğinden sonlanmıştır. Bu durumda herhangi bir müdahaleye gerek bulunmamaktadır.

TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER (Habituel Abortus)
Tekrarlayan düşükler ard arda 2 veya daha fazla gebeliğin düşükle sonuçlanması durumudur. Tekrarlayan düşüklerde sebepler çok farklı olabilir. Bu tür durumlarda mutlaka detaylı bir araştırmanın yapılması gerekir.